Mirasın Hükmen Reddi Davası?

Mirasın reddi, diğer bir deyişle reddi miras  miras bırakanın ölümü sonrası yasal veya atanmış mirasçıların ölenin her türlü borç ve alacaklarıyla birlikte oluşan mirasın hak ve yükümlülüklerini reddetmesidir.

Miras hukukunda geçerli olan külli halefiyet ilkesince, yasal ve atanmış mirasçılar miras bırakanın ölümüyle kendiliğinden mirasçılık sıfatını kazanmaktadırlar. Mirasçılık sıfatı kazanıldığında artık miras bırakanın borçlarından yalnız tereke ile değil kendi şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu hale gelmektedir.

Miras, miras bırakanın ölümü ile mirasçılara derhal ve kanunen geçer (Medeni Kanun 599). Bunun için kural olarak mirasçıların herhangi bir irade açıklamasında bulunmalarına gerek yoktur. Külli halefiyet ilkesi sonucu miras bir bütün olarak ve kendiliğinden mirasçılara geçmektedir. Miras bırakanın alacak ve borçları da mirasçılara geçer ve mirasçılar bundan sadece tereke ile değil kendi kişisel mal varlıkları ile de sorumlu olurlar.

Miras bırakanın bu şekilde borca batık olduğu durumlarda mirasçıların bundan sorumlu olmaması için  “mirasın reddi” müessesi bulunmaktadır.

Mirasın reddi hakkına sadece yasal ve atanmış mirasçılar sahiptir. Mirasın reddi ancak mirasın intikalinden sonra mümkün olur. Miras bırakanın ölümü üzerine miras kendiliğinden mirasçılara geçeceğinden ancak bundan sonra miras reddedilebilecektir. Miras bırakan ölmeden red hakkı doğmaz. Miras bırakan ölmeden önce ancak mirastan feragat sözleşmesi yapılması ya da miras hakkının temliki ile mümkün olur. 

Miras Hukuku’na göre miras bırakanın vefatının ardından mirasın reddi 3 aylık yasal süre içerisinde yapılmalıdır. Mirasın reddi 3 ay içerisinde yapılmaması durumunda ise mirasçılar mirası kabul etmiş sayılacaktır. Fakat mirasın borca batık olduğu anlaşılırsa mirasın hükmen reddi söz konusu olabilmektedir.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?
Medeni Kanunun 605. Maddesi mirasın hükmen reddi ile ilgili hükmü içermektedir. Söz konusu kanuna göre miras bırakan kişinin borca batıklığı açıkça belli veya resmien tespit edilmiş ise miras otomatik olarak reddedilmiş olacaktır. Yani yasaya göre mirasın hükmen reddi herhangi bir süreye bağlanmamıştır. Mirasın hükmen reddi koşulu miras bırakan kişi (muris) vefat ettiğinde bu kişinin borçlarının tüm alacak ve malvarlığından fazla olması gerekir. Diğer bir değişle miras bırakan kişinin ölüm tarihinde terekedeki pasiflerin aktiflerden fazla olması durumunda, borca batıklık söz konusu olacağından mirasın hükmen reddi ortaya çıkar. Murisin bıraktığı mirasın borca batık olduğunun resmen tespit edilmiş olması veya tespit edilebilir olması gerekir.

Mirasın Hükmen Reddi İçin Ne Yapılmalı?
Mirasın borca batık olduğunun resmen tespiti ve ya tespit edilebilir olması, mirasın hükmen reddi için esas unsurdur. Bu tespit, ödemeden aciz vesikası veya iflas kararı alınarak yerine getirilebilir. Vefat eden kişinin bırakacağı mirastaki mal varlıklarının ve alacağın, borçları karşılamayacağı mirasçıları ve yakınları tarafından biliniyor olması durumunda da mirasın hükmen reddi talep edilebilmektedir.
Mirasın Hükmen Reddi davasında Zaman Aşımı?
Mirasın Hükmen reddi davası, mirasın reddi davalarından farklı olarak herhangi bir zaman aşımına tabi değildir. Mirasın gerçek reddi davalarında zaman aşımı 3 ay ile sınırlandırılmışken, mirasın hükmen reddi davası terekenin borca batık olduğu durumlarda, süre sınırı olmaksızın istenildiği zaman açılabilir.

Mirasın Hükmen Reddi Davası Nerede Açılabilir?
Mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Mirasın hükmen reddi için açılacak davalarda davanın tarafı, tereke alacaklısı olduğundan, tereke alacaklısının ikamet adresinde bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bu dava açılabilir. Mirasın hükmen reddi ancak tereke alacaklısına karşı açılabilir.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar