Suç Uydurma Suçu!

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar”ı içeren dördüncü kısmının “Adliyeye Karşı Suçlar” başlıklı ikinci bölümünde, genel olarak ülkedeki yargı mekanizmasının doğru işleyebilmesi ve yargı organlarının adil biçimde karar verebilmesi amacıyla getirilmiş bir takım hükümler yer almaktadır. 

271. maddede, “Suç Uydurma” başlığı altında, “işlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran” kimsenin “üç yıla kadar” hapisle cezalandırılacağı düzenlenmektedir. Önceki kanun döneminde suç tasnii adı altında düzenlenmiş olan suç uydurma suçu oluşturmaktadır.[1]

Yine TCK'nın 271. maddesinde düzenlenen suç, iki seçimlik işlenme biçiminde vuku bulmaktadır.

Fail, suçun bu görünüş biçiminde, işlenmemiş bir suçu işlenmiş gibi, suçu kovuşturmaya yetkili makamlara ihbar etmektedir. Burada belirtilen yetkili makam kavramı CMK m. 158’de düzenlenen yetkili makamlardır.[2] Ceza Muhakemesi m. 158 bu hususu “Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.” şeklinde ifade etmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki ihbarın konusunun bir suç olduğu dikkate alındığında yalnızca disiplin cezası gerektiren bir eylemin yetkili makamlara bildirilmesi bu suçu oluşturmaz.

Gerçekte işlenmeyen bir suçun ihbar edilmesinin ardından ihbarda bulunulan suç gerçekten işlenirse suç oluşmayacağı gibi, işlenmiş bir suçun hukuki niteliğinin değiştirilmesi suretiyle ihbarda bulunulması bu suçu oluşturacaktır.[3] Yine bunun yanında şekli uydurma açısından “Suç uydurma” suçu soyut tehlike suçu niteliğinde olup fiilin herhangi bir zarara neden olması gerekmez. İşlenmemiş bir suçun işlenmiş gibi ihbar edilmesi üzerine soruşturmanın başlatılması zorunlu olmayıp, ihbarın objektif olarak soruşturma başlatmaya elverişli içerikte bulunması suçun oluşumu için yeterlidir.”[4] Maddi uydurma açısından da uydurulan maddi delil ya da emarelerin soruşturma başlatılmasını sağlayacak nitelikte olması gerekmektedir.[5]
           
Yargıtay da bu hususta “Maaş hesabından kendisi para çektiği halde Cumhuriyet savcılığına şikayette bulunarak rızası dışında hesabından para çekildiğini iddia edip bilgi ve isteği dışında hesabından para çeken şahıslardan şikayetçi olduğunu belirten sanığın, sübuta eren ve unsurları yönünden oluşan yüklenen suçtan mahkumiyetine karar verilmelidir.”[6] 

Bir diğer suçun seçimlik işleniş biçimi olan “işlenmemiş bir suçun delil ve eserlerinin uydurulması” eylemi, failin işlenmemiş bir suçun delil ve eserlerini uydurmak suretiyle, kovuşturma organlarının kendiliğinden harekete geçmesini sağlamaya yönelik eylemlerini teşkil etmektedir.

Her ne kadar söz konusu hükümde, “bir suçun delil ve emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak” ibareleri yer alsa da, burada önemli olan, uydurmanın objektif olarak soruşturma makamlarını harekete geçirebilecek bir nitelikte olmasıdır. Diğer bir deyiş ile, fiilen soruşturmaya başlanmış olup olmaması, suçun oluşması bakımından önem arz etmeyecektir.

Suç uydurma suçunda mühim olan failin, ceza soruşturmasının başlamasına yönelik eylemleridir. .

Son olarak, suç uydurma suçu kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirle işlenemez. Suçun faili açısından ise suçun faili herkes olabilir. Bu suç tipi şikayete bağlı bir suç olmaması nedeniyle resende soruşturulup kovuşturulur. 

[1] 765 sayılı Mülga TCK’nın 283. maddesinde “Vuku bulmadığını bildiği bir suçu Adliyeye veya keyfiyeti adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanuni takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie vuku bulmuş gibi ihbar ile yahut vaki olmayan bir suçun eserlerini takibata mübaşeret olunabilecek derecede uyduran kimse 30 aya kadar hapis cezasıyla
cezalandırılır” hükmü yer almaktaydı.
[2] TEZCAN / Durmuş, ERDEM / Mustafa Ruhan, ÖNOK / R. Murat, Teorik ve Pratik Ceza Özel Hukuku, 12. Baskı, s. 1077.
[3] ARTUK / GÖKCEN / YENİDÜNYA, a.g.e, s. 7802.
[4] Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2008/15541E., 2010/13050K., 05.07.2010 T.
[5] ÖZBEK / Veli Özer, KANBUR / Mehmet Nihat, DOĞAN / Koray, BACAKSIZ / Pınar, TEPE / İlker, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 3. Baskı, s. 1042.
[6] Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2014/7675E., 2015/41K.,13.01.2015 T.

Yorum Gönderme

0 Yorumlar